Eyl 25

Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız. En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir.
Bu tip eklem yerlerinde, meselâ, parmaklarınızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde, kemiklerin hareketleri sırasında, buraları yağlayan bir sıvı vardır. Bu sıvının içinde erimiş halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur.

Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. içindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya baslar. iste kulağımıza gelenler bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar neticesinde gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genlesir ve eklem yerinin hareket kabiliyetini arttırır. şüphesiz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sinirlidir.
Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgeninide çekmiş olsanız, eklem içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15-20 arttırır. Ayni parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içerisinde tekrar oluşması biraz zaman alır. Tüm bu açıklamalar, deneylerle ispatlanmasına rağmen, yine de bu kadar küçük gazin, bu kadar büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hâlâ anlaşılmış değildir. Bu sorunun tatmin edici bir cevabi da henüz yoktur.

Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki, çıtırdama sırasında iki ayrı ses duyulmaktadır. Birincisinin gaz kabarcıklarının patlaması olduğu biliniyor.ikinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığında çıktığı sanılıyor.

Parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuz için zararlı midir?

Sürekli olarak bunu yapanlarda ve bunu alışkanlık haline getirenlerde, eklemler etrafındaki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısı ile elin kavrama gücü azalmaktadır.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Eyl 25

♥ 18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı.
♥ ABD’de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.

♥ Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.
♥ Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.
♥ Amerika’da her saat 40 kişi kanserden hayatini kaybediyor.
♥ Amerika’da satışa sunulan ilk cd, Bruce springsteen`in “Born in Theusa” albümüdür.
♥ Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her
tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir.

♥ Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler.

♥ Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.
♥ Avustralya’daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar.
♥ Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
♥ Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.

♥ Baykuş mavi rengi görebilen tek kustur
♥ Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.

♥ Bir Big Mac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor.
♥ Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
♥ Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
♥ Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar.
♥ Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor.
♥ Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar.

♥ Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir.
♥ Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir kopeğinki kadar gelişmiştir.
♥ Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
♥ Bir kromozom bir genden daha büyüktür.
♥ Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.

♥ Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.

♥ Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır.
♥ Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor.
♥ Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg
♥ Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın İshigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
♥ Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60
mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.

♥ Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.

♥ Central park`ta yüzmek yasalara aykırıdır.
♥ Çocuklar baharda daha fazla buyuyor.
♥ Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
♥ Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
♥ Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kat buyur…
♥ Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.

♥ Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyondur.
♥ Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır.
♥ Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında
♥ Connecticut New Haven’da yayımlanmıştı.
♥ Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi cinliler.
♥ Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır.

♥ Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor=.

♥ Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97–72 82 cm olacaktı.
♥ Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.
♥ Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir.
♥ En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır.
♥ En yakin oldukları noktada, Rusya ve Amerikanın birbirlerine uzaklıkları dört km `den daha azdır.

♥ Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk koru oluyorlar.
♥ Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır.
♥ Fareler kusamaz.
♥ Filler zıplayamayan tek memelidir.
♥ Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
♥ Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai
ve deniz kıyısındaki diğer cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.
Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.

♥ Gözleri açık tutarak hapşırmak imkânsızdır.
♥ Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez.

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

Eyl 25

Devletin biçimini belirten, kişilerin hak ve özgürlüklerini belirleyen temel yasa. Anayasalar genellikle ikiye ayrılır: Yazılı anayasalar; geleneksel anayasalar. Yazılı anayasalar, adlarından da anlaşılacağı gibi, çeşitli bölüm ve maddelerden oluşan metinlerdir. En iyi örneği İngiltere’de görülen geleneksel anayasalarsa, yazılı bir metin bulunmadığından kesinlikten, açıklıktan uzaktır. Yazılı anayasalar da, tarihsel ve siyasal kökenlerine göre ikiye ayrılır: Egemenliği bir hükümdara bırakan monarşik anayasalar; egemenliği ulus ya da halka bırakan demokratik anayasalar.

Anayasanın birinci ilkesi, güçlerin ayrılığı ilkesidir. XVII. Yüzyılın sonunda Locke’un ortaya attığı, XVIII. Yüzyılda Montesquieu’nün yeniden ele aldığı bu ilke, güçler arasındaki dengenin ancak birbirlerinden ayrı tutuldukları zaman elde edilebileceği düşüncesine dayanır. 1787′de oluşturulan ABD Anayasası, söz konusu ilkeyi uygulayan ilk yazılı anayasa olmuş, onu 1791′de yürürlüğe Fransız Anayasası izlemiştir.

Türk Anayasaları

Türkiye’de bireyin temel hak ve özgürlüklerini belirleme konusunda çeşitli çabalara girişilmiş, 1808′de senedi İttifak, 1839′da Tanzimat Fermanı ( Gülhane Hattı Hümayunu ) uygulamaya konmuştur. Ama, bu yasalar devletin kuruluş ve işleyişine ilişkin maddeler içermediklerinden, bir anayasa olmaktan çok, bir hak bildirisi niteliğindedirler.

1876 Kanuni Esasisi: İlk Türk Anayasası 23 Aralık 1876′da ilan edilen ve 119 maddeden oluşan Kanunu Esasi’dir. Ama gerçekte, Kanuni Esasi gerek biçim, gerek içerik açısından çağdaş bir anayasa niteliği taşımaz. Bir kurucu Meclis tarafından değil, padişahın atadığı bir heyet tarafından hazırlanan bu anayasada, padişahın bazı yetkileri sınırlandırılmakla birlikte, gerçekte bütün yetkiler gene onda bırakılmıştır. Ayrıca kişilerin güvenceye alınmış hakları da yoktur. Monarşik bir anayasa olan 1876 Kanuni Esasisi, Trük siyasal tarihi açısından, mutlak bir monarşi döneminden meşruti monarşi dönemine geçişi dile getiren bir belge olarak nitelendirilmektedir.

1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu: Türk toplumundaki ikinci anayasa, 1921 Teşkilat’ı Esasiye Kanunu’dur. Meclis üstünlüğü anlayışına dayanan bu anayasaya göre, egemenlik ulusundur. Ayrıca yasama ve yürütme yetkisi de Milet Meclisi’ndedir. 1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu imparatorluktan Cumhuriyet’e geçiş döneminin anayasasıdır. Ama cumhurbaşkanlığı ve Bakanlar Kurulu gibi kurumlara yer verilmemiştir.

1924 Teşkilatı Esasiye Kanunu: Cumhuriyet’in ilanından sonraki dönemin ilk anayasası 20 Nisan 1924′te kabul edilen Teşkilatı Esasiye Kanunu’dur. 105 maddeden oluşan 1924 Anayasası, 1921 Anayasası’nın ilkeleriyle parlamenter sistemin kurallarını birleştirmeyi amaçlıyordu. Bu anayasaya göre, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletin”di ve bu egemenliğin kullanılması hakkı yalnızca TBMM’ye ait olacaktı. Başka bir deyişle, Türk ulusunu yalnızca Büyük Millet Meclisi temsil edeceği görüşü benimseniyordu.

Geçici Anayasa Düzeni: 1924 Anayasası 27 Mayıs 1960′a kadar yürürlükte kaldı. 12 Haziran 1960′ta çıkarılan geçici anayasayla, bazı maddeleri kaldırılırken, bazıları da değiştirildi.

1961 Anayasası: 1961 Anayasası’nda bir Başlangıç bölümü ile 168 madde vardır. Başlangıç bölümü anayasanın temel ilkelerini içerir. 1961 Anayasası’na göre, Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Türkiye Cumhuriyeti de milli, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Yasama yetkisi, TBMM’dedir ve devredilemez. Yürütme görevi, yasalar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’na verilmiştir. Yargı yetkisini, Türk Milleti adına, bağımsız mahkemeler kullanır.

1982 Anayasası: 12 Eylül 1980′den sonra yeni bir anayasanın hazırlık çalışmalarına girişildi. Kurucu Meclis tarafından hazırlanan yeni anayasa 7 Kasım 1982′de halk oyuna sunularak kabul edildi ve 9 Kasım 1982′de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

1982 Anayasası’nın birinci bölümünde Genel Esaslar başlığı altında, yürütme ve yargı yetkisi gibi konular düzenlendi. İkinci bölümde, temel hak ve ödevler, bunların sınırları, kişinin hakları ve ödevleri, düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü, mülkiyet hakkı, toplumsal ve iktisadi haklar, çalışma yaşamıyla ilgili hükümler, siyasal haklar ve ödevler belirlendi. Üçüncü, bölümde Cumhuriyetin Temel Organları başlığı altında, yasama, yürütme ve yargı organları ayrıntılı olarak düzenlendi. 1982 Anayasası’na göre yasama yetkisi TBMM’nindir. TBMM genel oyla seçilen dört yüz elli milletvekilinden oluşur. Yürütme organı Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’dur. Cumhurbaşkanının yetkileri bu anayasayla geniş ölçüde artırılmıştır. Yargı yetkisi bağımsız mahkemelere aittir. Hiçbir organ, makam, merci ve kişi, mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez.

1982 Anayasası, anayasa Mahkemesi’nin varlığını kabul etmiştir. Bu mahkeme, yasaların, yasa niteliğindeki kararnamelerin ve TBMM içtüzüğünün Anayasaya uygunluğunu denetleyecektir.

Tags: , , , , , ,

Eyl 05

Adnan Menderes Üniversitesi
Afyon Kocatepe Üniversitesi
Akdeniz Üniversitesi
Anadolu Üniversitesi
Ankara Üniversitesi
Atatürk Üniversitesi
Balikesir Üniversitesi
Boğaziçi Üniversitesi
Celal Bayar Üniversitesi
Cumhuriyet Üniversitesi
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Çukurova Üniversitesi
Dicle Üniversitesi
Dokuz Eylül Üniversitesi
Dumlupınar Üniversitesi
Ege Üniversitesi
Erciyes Üniversitesi
Fırat Üniversitesi
Galatasaray Üniversitesi
Gazi Üniversitesi
Gaziantep Üniversitesi
Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Gebze Yüksek Teknoloji enstitüsü
Hacettepe Üniversitesi
Harran Üniversitesi
İnönü Üniversitesi
İstanbul Üniversitesi
İstanbul teknik Üniversitesi
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
Kafkas Üniversitesi
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
Karadeniz Teknik Üniversitesi
Kırıkkale Üniversitesi
Kocaeli Üniversitesi
Marmara Üniversitesi
Mersin Üniversitesi
Mimar Sinan Üniversitesi
Muğla Üniversitesi
Mustafa Kemal Üniversitesi
Niğde Üniversitesi
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Osmangazi Üniversitesi
Pamukkale Üniversitesi
Sakarya Üniversitesi
Selçuk Üniversitesi
Süleyman Demirel Üniversitesi
Trakya Üniversitesi
Uludağ Üniversitesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi

Vakıf Üniversiteleri

Atılım Üniversitesi
Bahçeşehir Üniversitesi
Başkent Üniversitesi
Beykent Üniversitesi
Bilkent Üniversitesi
Çankaya Üniversitesi
Doğuş Üniversitesi
Fatih Üniversitesi
Işık Üniversitesi
İstanbul Ticaret Üniversitesi
İstanbul Bilgi Üniversitesi
İzmir Ekonomi Üniversitesi
Haliç Üniversitesi
Kadir Has Üniversitesi
Koç Üniversitesi
Maltepe Üniversitesi
Kültür Üniversitesi
Sabancı Üniversitesi
Ufuk Üniversitesi
Yaşar Üniversitesi
Yeditepe Üniversitesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Doğu Akdeniz Üniversitesi
Girne Amerikan Üniversitesi
Lefke Avrupa Üniversitesi
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi
Yakındoğu Üniversitesi

Özel Statülü Devlet Üniversiteleri

Ahmet Yesevi Türk Kazak Üniversitesi
Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi